5th Passenger (2018): …Ama Neden?

Bilim Kurgu tarzının kemik bir kitlesi vardır ve genelde bu kitle nadir eserler dışında (Star Wars, vb) pek esnemez. O açıdan, özellikle de günümüzde büyük bütçeli sağlam bilim kurgu bulmak gerçekten zor oluyor takdir edersiniz ki. Yani bütçe büyüyünce izlenme kaygısı artıyor ve daha izlenebilir, daha herkese hitap edebilir bir iş ortaya konabilmesi için de ekseriyetle “çerezlik” denilebilecek işler ortaya konuyor. Bol bol aksiyonla destekleniyor. Uzaylılar bir yeri işgal ediyor, kahramanımız bundan kaçıyor falan… Haliyle böyle bir durum söz konusu olduğundan “derin” bilim kurgu filmlerine nispeten daha az bütçeler düşüyor. Neyse ki derinlikleriyle bu bütçe açığını fazlasıyla kapatıyorlar da 2018 yılında bile hala bilim kurgu filmleri izleyebiliyoruz.

Bir de tüm bunların yanı sıra bütçesi olmadığı gibi senaryosu da olmayan, daha doğrusu olan ama bir şeye benzemeyen, oyunculuklarla dahi mevzuyu pek kotaramayan bazı “iyi niyetli” çalışmalar söz konusu oluyor. O kadar ki, iyi niyetleri bile kurtaramıyor yani. İşte bu yazımızda tam olarak böyle bir filmi ele alıyoruz…

 

 

5th Passenger, 30 Mayıs 2018 tarihinde Amerika sinemalarında vizyona girmiş oldukça taze bir bilim kurgu filmi. Amerikan menşeine sahip olan filmin yapımcılığını “Adamant Pictures” beraberinde “PIB Productions”, “UFO Pictures” ve “Vegan Cannibals Productions” şirketleriyle iş birliği içerisinde üstlenmiş. Filmin yönetmeni “Scotty Baker” ve uzunluğu ise 89 dakika. Yönetmen koltuğunda oturan Scotty Baker’ın sinema sektörünün özellikle teknik bölümlerinde oldukça deneyimli bir isim olduğu özgeçmişine göz atıldığında rahatlıkla anlaşılabilirken, çektiği ilk uzun metrajlı filmin 5th Passenger olması da dikkatlerden kaçmıyor.

Oyuncu kadrosuna göz attığımızda ise özellikle Star Trek serilerinin muhtelif serilerinden oyuncuların var olduğunu görmek 5th Passanger’ın uzayda geçen bir film olduğu da düşünüldüğünde ilk etapta biraz beklentiye sebep olsa da, filmi seyrettikçe bu beklentilerin tamamen boşa çıktığını anlamak zor olmuyor.

Konu hakkında spoiler’a girmeden şöyle bir özet yapabilmek mümkün:

 

Kaza yaparak infilak eden bir uzay gemisinden kaçış kapsülüyle son anda kaçmayı başaran 5 mürettebat, kaçış kapsülünde bir yandan hayatta kalmaya çalışıp bir yandan arama ekiplerinin kendilerini bulabileceği bir noktaya ulaşmaya çalışırken kapsüle binen bir yaratık tarafından saldırıya uğrarlar. Olaylar gelişir…

 

 

Şimdi… Öncelikle nev-i şahsına münhasır bir dünya yaratan yazarlar (Scotty Baker, Morgan Lariah ve David Henri Martin) oldukça karamsar bir portre çizip, teknik olarak iki sınıf yaratmılar ve bu iki sınıf arasındaki amansız çatışmayı hikayede doğrudan yansıtmayı tercih etmişler. Güzel. Yani her şey oldukça yüzeysel olsa da ve bütün bu iki sınıf arasındaki çatışma haline sadece bir iki cümleyle açıklık getiriliyor olsa da kör göze parmak misali bir kaç sahneden duruma bir şekilde vakıf olunabiliyor.

Yanı sıra yine tamamlayıcı olarak bir takım füturistik icatlar da söz konusu. Hatta akışı bu icatlardan birinin üzerine yıkmış durumdalar. Bir tercihtir, kabul edilebilir.

Ancak hikaye o kadar aksak, o kadar eksik bir durumdaki, tüm bu tamamlayıcı çabalar falan anlamını yitiriyor. Herhangi bir şekilde keyif alabilmek mümkün dahi olmuyor. Film insanların hırslarına, sınıfsal ayrılıkların kötülüklerine dair mesajlar vermeye çabalarken bir anda çok absürt bir yön kazanıp daha da absürt bir şekilde bitiyor. Daha başka nasıl anlatılabilir bilemedim.

Oyunculuklar, özellikle başroldeki aktris “Morgan Lariah”ın oyunculuğu gerçekten rahatsız edici derecede kötü anlara sahip.

Teknik açıdan da fevkalade sıkıntıları olan filmde bazı noktalar ses miksajının bile düzgün yapılmadığı dikkatimi çekti. Görsel efektlerin kötülüğünü bütçe nedeniyle ele alarak yersiz bir kötüleme yapmak istemiyorum ancak bu kadar negatif şeyin arasında onlarda güldürüyor insanı ister istemez. Gayet kötü tasarlanmışlar ve yapaylık son derece ortada, rahatsız edecek kadar ortada.

Başlıkta da dediğim gibi aslında: …ama neden? Yani neden böyle bir film çekme gereği duyulmuş, neden bu film vizyona girmiş ve dahası ben bu filmi neden seyrettim, gerçekten hiç fikrim yok.

Gerçekten çok boş vaktiniz varsa bir göz atın ama… Eminim yapabilecek daha iyi bir şeyler bulabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön